TARSUS GÜNDEM

MEDİKAL PARK DOSYASI ADLİ TIPTA.!

MEDİKAL PARK DOSYASI ADLİ TIPTA.!
83 views
16 Aralık 2015 - 10:56

Şubat ayında meydana geldiği iddia olunan sağlık skandalı sonrasında Mustafa Öztav hayatını kaybetmiş ve aile fertleri de olay sıcağı sıcağına iken konuyu yargıya taşıyarak Özel Medikal Park Tarsus  Hastanesi hakkında suç duyurusunda bulunmuşlardı.

 

10 aydır hukuk savaşı veren Aile, dosyanın Adli Tıp tarafından çok yönlü olarak incelendiğini ve Ellerinde 100 sayfaya yakın Sağlık Dökümanın olduğunu gazetemize aktardılar.!

Adli tıp , Mersin Üniversite Hastanesinden detaylı sağlık raporlarını ve uygulanan tedavilerin listesini, kayıtlı görüntüleri isteyerek incelediği ve bunun neticesinde de , Medikal Park Hastanesinden de uygulanan tedaviler , görüntü kayıtları ve hastanenin kamera kayıtları istendiğini belirten aile bireyleri, bu konu hakkında adalete güveniyoruz,dedi.

 

Ayrıca Hastane yetkilisinin siyasi parti başkanlarını arayarak aileye siyasi baskı oluşturduğu ve bununla birlikte davadan çekilmesi için ricada bulundurduğu gelen bilgiler arasında..

 

Merhum Mustafa Öztav’ın kızı Ebru Koca ve aile avukatının siyasi parti teşkilatına çağrılarak ricada bulunulduğu sırada , parti başkanından  ” Çok değerli hastanemiz, burası kapanırsa yazık olur” dediği de aktarıldı

 

 

 

PEKİ OLAY NEYDİ?

 

 

Tarsus’ta şok etkisi yaratan bir sağlık skandalı yaşandı. Ailenin iddiaları ve o dönemde hastanede görev alan Doktorların ses kayıtları bir yana hasta bakıcıların telefonda kullandığı sözler Medikal Park Hastanesinde neler oluyor sorusunu akıllara getirdi.

Hastane yetkilileri olayı gazetemizden öğrendikten sonra Tarsus’ta bulunan siyasi partinin ilçe başkanını devreye sokarak aileden şikayetini geri çekmesini istedi. Soruşturma açıldı hastaneden gerekli dosyalar istendi ve şimdi gözler adli tıp başkanlığının vereceği rapora çevrildi. Savcılığa yapılan şikayetten sonra aile doktor raporlarının ve bir takım benzeri raporların değişebileceğini iddia ederek yetkili makamları uyardı.!

Yürüyerek gittiği evine, hastaneden tabutla çıkardık açıklamasını yapan aile hastaneyi suçlarken, olayın her türlü takipçisi olacaklarını ifade ederek her türlü yasal yolların kendilerine açık olduğunu belirttiler.

Gazetemize ulaşarak başlarına gelen ölümlü olayın peşini bırakmayacaklarını ve bu konuda iddialarının gerçek olduğunu beyan etmeleri üzerine cenaze evine gittiğimizde bizlere yapılan açıklamada bir çok belge ve ses kaydının olduğu ortaya çıktı.

Hatta olayın yaşandığı tarihlerde görevli bir hasta bakıcı ile telefonda görüşen aile, her türlü yasal ortamda kendileri adına şahitlik yapacağını söylemesi kuşkuları daha fazla arttırırken , hastane yönetiminin gerekli evraklar üzerinde değişim yapabilecek olmasından da endişe duyduklarını kaydeden aile, yargıya intikal eden bu şüpheli ölüm ile ilgili hastane ve yetkili doktorların nasıl bir savunma şekli uygulayacağı ise şimdiden merak konusu oldu.

 

İŞTE AİLENİN İDDİASI.!

 

 

11.02.2015 tarihinde babamız Mustafa Öztav şeker ilacı yazdırmak üzere Devlet hastanesine gidiyor. Hastaneye gittiğinde kol uyuşması olduğunu ve doktorun kendisini tedavi etmesi söylemesi üzerine Ekg’si çekilen hastamız için olumlu şeyler ifade etmeyen doktorlar , daha başka bir hastaneye sevkinin yapılması gerektiğini ifade etti. Ve daha sonra Medikal Park Hastanesine doktor Ahmet Kalmış’a muayene olarak anjiyo operasyonu geçirdi. Ahmet Kalmış olayın ciddi olduğunu ve hastanın bir an önce bypass ameliyatına girmesi gerektiğini söylemesi üzerine 10 dakika sonra Dr.F. N adlı hekim acilen ameliyata girildi ve 2,5 saat sonra tamamlanan ameliyat sonrası yoğun bakım ünitesine alındı.

 

 

 

BABAMIZI AMELİYAT SONRASINDA İYİ HALDE GÖRDÜK.!

 

 

13.02.2015 tarihinde babamızı görmek için yoğun bakım ünitesine gittiğimizde 1’er dakika görme şansı yakaladık. Bu görüşmede babamız tüm ailemize sağlıklı olduğunu söyledi. Hatta doktorunun fikirlerini aldığımızda da aynı görüşleri bize aktarması bizim içimize su serpti.

 

 

1 GÜN SONAR DOKTOR BİZE BEYİNDE EMBOLİ VAR DEDİ.

 

 

İddiada adı geçen doktorun hasta yakınlarına hastanın beyninde emboli oluşmuş olabileceğini ve bu yüzden solunum cihazına bağladıklarını izah etti. Ve ardından hastanede görev yapan başka bir doktor olan Nüroloji uzmanı Dr. Betül hanıma gitmeleri istenilen aile, apar topar konuyu aktarmak ve bilgi almak üzere bayan doktoru ziyaret etti. Görüşü alınmak üzere gönderildikleri hekimin hasta hakkında bilgi sahibi olmadığını ve bu doğrultuda sağlıklı bir fikir yürütemeyeceğini izah etti. Ayrıca neden kendisine bu konuda yönlendirme yapıldığına da kızan doktor, bu yapılanın yanlış bir yaklaşım olduğunu ama kendisinin hastayı ziyaret edeceğini ifade etmesinin ardından hastayla ilgili olan kadın hekimin aktardığı bilgilerde ‘’ hastanın kalbinin durduğunu ve bu yüzden beynin oksijensiz kaldığını , ayrıca beyin tomografisi çekilmesinin ardından bir tanı yapabileceğini ‘’ ifade etti. Daha sonra çekilen tomografi sonucunda Dr. F.N’nin aksine hastamızda Emboli vakasının görükmediğini söyledi. Aile olarak Bizlerde işin ciddi bir sonuca gidebileceği korkusuyla hastaneden 24 saat ayrılmama kararı aldıklarını ifade ettiler.

 

 

BAŞHEKİME GİTTİK VE İLGİLİ DOKTORA KARŞI ŞÜPHELERİNİN OLDUĞUNU İZAH ETTİK.

 

 
Hastane başhekimi H.B ile görüşmemizde hastamıza bakan doktorun ciddi bir sorumluluk almadığını ve durumun araştırılmasının gerektiğini rica ettik. Daha sonra Başhekim H.B’nin konu hakkında incelemeleri yapacağını ve bizlere bilgi vereceğini ifade etmesinin ardından bizlerde bekleyemeye devam ettik. 2-3 günün ardından bize halen bir bilgi verilmemişti.

12subat 2015 de babamı anjiyo için Tarsus Medikal Park hastanesine yatırdık. Acil bypass ameliyatına alınan babam iki buçuk saat süren ameliyat sonrası iyi olduğu bildirildi. Doç. Dr. Feza Nur Özler in gerçekleştirdiği ameliyatın ertesi günü babamızı yoğun bakımda oturur vaziyette gayet iyi gördük. Fakat bir gün sonra babamın servise çıkacağını düşünürken komaya girdiğini söylediler. Fakat nedeni açıklanmadı. Em Boli atmış olabileceğini söylediler ve tomografilerde em Boli çıkmadı. 16. Gün oksijene bağlı halde servise aldıkları babam nefes almakta zorlanıyordu. Defalarca uyarmamıza rağmen doktor ne öğle ne de akşam vizitesine gelmedi. Saat 7:30 civarı nefesi tamamen kesilen babama yaklaşık 10 dakika annem ve kız kardeşlerim çığlıklar atarken ben suni teneffüs yapmak zorunda kaldım. Diğer elimle kalbini yokladığım babamın kalbinde de ritim hissetmediğim babamın yanına 10 dakika sonra gelen hemşirenin tansiyon almasına sinirlenip kalp masajı yap dediğim hemşire masaj bilmediğini söyledi ve nihayet geç de olsa gelen doktorlar babamı geri döndürebildiler. Daha sonra emin ellerde olmasını isteyerek babamızı Mersin üniversitesine götürdük ve orada yapılacak her hangi bir durumun kalmadığı söylenildi ve daha sonra babamız vefat etti. Genç yaşta yitirdiğimiz Babamın trajik olayını herkesin bilmesini istiyorum,dedi.

 

 

HABER:GÜNDEM GAZETESİ

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.