12 Ocak 2026 Pazartesi
Tarsus’ta 1kişi uğradığı silahlı saldırıda yaralandı.
Olay, Reşadiye Mahallesi 3008. Sokak’ta bulunan bir oto tamirhanesi önünde meydana geldi. Alınan bilgiye göre, henüz kimliği belirlenemeyen şüpheli, tamirci E.A.’ya (32) silahla ateş ederek ayağından yaraladı. Şüpheli kaçarken, ihbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Tarsus Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Kaçan şüphelinin yakalanması için çalışma başlatıldı.
AK Parti Tarsus İlçe Başkanlığı için adı en güçlü aday olarak geçen Yüksel Atum’u itibarsızlaştırmak isteyenlerin başvurduğu kara propaganda girişiminin, görevden alınan eski İlçe Başkanı Avukat Abdurrahman Altınsucu tarafından organize edildiği iddia edildi.
Tarsus siyasetinde günlerdir konuşulan FETÖ bağlantısı iddialarının ardındaki gerçek, savcılık soruşturmasıyla netleşti. İddiaya göre Altınsucu, ilçe başkanlığı görevini kötüye kullanarak Adliye’de çalışan bir kalem memurundan usulsüz şekilde bilgi ve belge aldı. Belgelerin daha sonra Atum’u hedef almak için sosyal medya ve çeşitli kanallara servis edildiği belirlendi.
Kendisine yönelik organize karalama operasyonu sonrası Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunan Yüksel Atum, paylaşılan ekran görüntülerinin kimler tarafından sızdırıldığının araştırılmasını talep etmişti. Atum’u hedef alan paylaşımlarda Mahkememin verdiği Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar tebliğinin alt kısmı silinmiş, sanki Atum’un Feto bağlantılı olduğu görünümü verilmişti.
Yapılan Bilgisayar İP ve kamera incelemelerinde kritik ayrıntılar her şeyi açığa çıkardı. Belgeleri kalem memurundan alan kişinin eski başkan Altınsucu olduğu net biçimde görüntülendiği öne sürüldü. Bu bulgu, AK Parti camiasında büyük bir şok etkisi yarattı.
Soruşturma kapsamında ifadesi alınan adliye personeli M.Y., söz konusu belgeleri “zorla” kendisinden alan kişinin Abdurrahman Altınsucu olduğunu ifadesinde ise ” Dalgınlığına geldiğini ve belgeleri Altınsucu’nun bundan faydalanarak , ekran görüntüsü aldığını ”açıkça belirttiği Adliye memuru M.Y’nin soruşturma savcısı tarafından görevinden 60 gün süreyle uzaklaştırıldığı öğrenildi.
Parti içi kaynaklara göre Altınsucu’nun, Atum’u yıpratmak için FETÖ benzeri bir itibarsızlaştırma taktiğine başvurması parti tabanında büyük tepkiye yol açtı. Eski başkanın neden böyle bir yöntemi tercih ettiği ise hâlâ bilinmiyor.
Öte yandan Yüksel Atum’un FETÖ veya herhangi bir terör örgütü ile iltisaklı olmadığı, resmi makamlar tarafından geçmişte verilen resmi belgelerle net biçimde ortaya konmuştu. 15 Temmuz sonrasında Hain terör örgütüne karşı topyekûn mücadele başlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendi partisinde bu tür olayların devam ediyor olması, AK Parti’de bağırsakların tam olarak temizlenemediğini ortaya koyuyor.
GÖZLER ALTINSUCU’YA ÇEVRİLDİ
Suçlamaların ortasında adı geçen eski ilçe Başkanı Abdurrahman Altınsucu’nu n bu iddialar karşısında nasıl bir ifade vereceği merak konusu olmuşken, Altınsucu’nun Savcılık kayıtlarında tutulan kamera görüntülerinde 38 dakika kalem memurunun odasında kaldığı anlaşıldı.
Tarsus’ta yaşayan emekli öğretmen aynı zamanda Şehit Umut Sami Şensoy’un da babası olan Bilal Şensoy hocadan Ali Boltaç’a çağrı.
Eski kazanımların bireyler tarafından yok edildiğine üzüldüğünü izah eden Şensoy , yazdığı yazıyla Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç’a seslendi.
İŞTE O YAZI
Yeniden Refah Partisi lideri Fatih Erbakan, ‘İl Başkanları Toplantısı’ öncesi düzenlediği basın toplantısında ülke gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. MHP’nin ” İmralı‘ya heyet gitsin” önerisine tepki gösteren Erbakan “Böyle bir şey olması halinde komisyondan çekilme durumunu dahi gündemimize alırız” ifadelerini kullandı.
Erbakan, “Bugün matematik olarak Türkiye’de halkın yüzde 45’i açlık sınırının altında bir gelire sahip. ‘Efendim aç kalmıyorlar’; çünkü sosyal yardımlar var, sadaka var, zekat var, yardımlaşma var. Yoksa matematik olarak elde ettikleri gelir karınlarını doyurmaya yetecek bir gelir değil. Halkın yüzde 85’i yoksul. Bugün bir emekli maaşı açlık sınırının yarısı seviyesindedir. Açlık sınırı 27 bin lirayı geçmiş. Emekli maaşı 14 bin 469 lira seviyesinde. Bu nedenle Sosyal Güvenlik Kurumu ve Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre; bugün Türkiye’de 10 emekliden 7’si çalışma hayatının içerisinde yer almaya devam ediyor. Bu verilere göre 12,2 milyon emeklinin, 8,6 milyonu çalışmaya devam ediyor. Çünkü elde ettiği emekli geliriyle hayatta kalabilmesi, hayatını devam ettirebilmesi mümkün değil” diye konuştu.
Erbakan, “Asgari ücret 22 bin lira, yoksulluk sınırının dörtte biri. Halkın yüzde 85’inin asıl derdiyle ve gündemiyle şu anda ilgileniyoruz. Bir haneye 2 asgari ücret girse yoksulluk sınırının yarısı kadar bir gelire sahip oluyor. İstanbul’da 4 kişilik bir ailenin yaşam maliyeti ağustos ayı itibariyle 98 bin 775 liraya çıktı. Türkiye genelinde yoksulluk sınırı 90 bin lira seviyesinde, İstanbul’da ise 100 bin lira. Bir de Sayın Cumhurbaşkanı’nın tavsiyesine uyup 3 çocuk sahibi olacak olursak, 5 kişilik bir aile için İstanbul’da ayda 125 bin lirayı bulmanız gerekiyor ki yardım almadan yaşayabilesin. İşte asıl ilgilenmemiz gereken sorun bu. Her yıl 20 milyona yakın insan sosyal yardım alıyor. Gelir ve servet dağılımında adalet diye bir şey kalmamış. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı biraz önce söylediğim ’20 milyon insan sosyal yardım alıyor’ sözünü doğrulayan rakamı açıkladı. 4 milyon 262 bin hane sosyal yardım alıyor. 4 milyon 262 bin hane demek zaten yaklaşık 20 milyon insan demektir. ‘Borç, faiz, zam, vergi ekonomisi yerine üretim, istihdam ve ihracata dayalı bir ekonomi modeline geçmezseniz Türkiye kurtulamaz, siz de kurtulamazsınız’ dedik ama dinlemediler” dedi.
Erbakan, “Biz 7 Ekim olayları başladığından itibaren yetki sahibi olan iktidara ‘mutlaka adım atmanız, mutlaka bir inisiyatif almanız gerekir. Konuşmayla, kınamayla, lanetlemeyle bu iş olmaz’ dedik. Ama maalesef halen daha Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıyor, bir bildiri yayımlıyor ve dağılıyor. Artık bildiri yayımlamanın, lanetlemenin, uluslararası kuruluşları göreve çağırmanın zamanı çoktan geldi de geçmedi mi? İspanya bile havadan paraşütle yardım atıyor. Biz asırlar boyu Filistin’in hamisi olan bir ecdadın torunları olarak Filistin’e bir ekmek, bir su bile ulaştırmaktan maalesef aciz durumdayız. Türkiye’de, lanetlemeler, kınamalar bütün dünya ülkelerinden daha ileri seviyede ama maalesef adım atılmıyor. En azından şu İsrail’i korumaya yarayan Kürecik Radar Üssünü kapat; duruşumuz belli olsun” ifadelerini kullandı.
Erbakan, “Biz Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan komisyonun hiçbir şekilde böyle bir heyet oluşturup da İmralı’ya göndermesini tasvip etmeyiz. Burada İmralı’yla görüşecek olan varsa bu MİT’tir. Devlet zaten görüşüyor, MİT zaten görüşüyor. DEM Partili vekiller zaten görüşüyorlar. Söyleyecekler bir şey varsa bunlar aracılığıyla söylesinler. Milletin iradesiyle seçilmiş olan milletvekillerinin İmralı’nın ayağına gitmesine biz sıcak bakmayız. Böyle bir şey olması halinde komisyondan çekilme durumunu dahi gündemimize alırız.”
Erbakan ayrıca, Yeniden Refah Partisi’nin 3’üncü Olağan Kongresi’nin kasım ayında Ankara Arena Spor Salonu’nda gerçekleştirileceğini duyurdu.