TARSUS GÜNDEM

BENİ AFFET OĞLUM.!

BENİ AFFET OĞLUM.!
474 views
20 Eylül 2021 - 16:06
Daha dün , Sakarya Meydan Muharebesi’nin kazanılmasının ardından, Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’e TBMM’nin 19 Eylül 1921 günü mareşallık rütbesi ve gazilik unvanının verilmesinin 100.yılıydı.
Bu topraklar çok büyük kahramanlıklara şahit olmuş cennet vatandır. Bu cenneti bize emanet eden şehitlerimizi anmak için Tarsus’ta bulunan tarihin tanığı Nusret Mayın Gemisini ziyaret ettim. Biraz soğuk algınlığı ile belli bir kaç yerimin ağrısı ile ziyaretime başladım. Koca bir tarihe bakıp gururlanmamak elde değil.
Okuduğum öğrendiğim çok şey beni biraz hüzünlendirdi.
İstiklal Marşı’nın sözlerinde söylediği gibi ” Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?”
Doğru kim bu uğurda canını feda etmez ki ?
Nusret mayın gemisinde gezerken başka bir Nusret’in acıklı hikayesini dinledim.
Doktor Tarık Nusret’in dayanılmaz acısını hissettim.
Vücudumda hissettiğim ağrılarım utancımdan dindi..
Sende hasta mısın dedim,kendi kendime..
Sonrasını buyurun sizde okuyun…
***
Çanakkale Savaşında siperlerin gerisinde yaralı askerlerin en çok ihtiyaç duyduğu şey “Morfin“di.
Doktorlar yaralı askerlere ağrı kesici bulmakta zorlanıyorlardı.
Bu yüzden bir nöbet tutuluyordu.
Hastaların ameliyatı için hazırlanan çadırın önüne bir masa kurulmuştu..
Sedye ile gelen her yaralı,
burada masaya koyuluyordu.
Doktorun elinde enjektör,
enjektörün içinde ağrı kesici..
Doktor ilk muayeneyi yapıyordu ve yaşama olasılığı olan, ameliyat edilmesi halinde yaşayacağına inandıkları askerlere ağrı kesiciyi yapıyordu..
Oysa gelen her yaralının ağrı kesiciye ihtiyacı vardı. Fakat herkese yetecek kadar ağrı kesici yoktu..
Doktor duygusal karar vermemek için yaralıların yüzüne bakmamakta,
İyileşme şansı yüksek olan yaralılara ağrı kesici yapmaktaydı..
Yine doktorun önüne bir asker getirildi..
Yaralının ağır yaralarına bakan doktor,
askerin iyileşemeyeceğini öngörür ve ona ağrı kesiciyi yapmaz..
O sırada askerden iniltili bir ses duyulur.. “Baba!”
Herkesin gözü doktora çevrilir, yaralar içinde kıvranan asker doktorun öz oğludur..
Doktor buna rağmen yine ağrı kesiciyi oğluna yapmaz ve bir kaç saat sonra da oğlu şehit olur..
Doktor, şehit olan oğlunun cansız bedenine sarılır ve şöyle der:
“Affet oğlum, o senin hakkın değildi”
İşte bu topraklar hakkı olmadığı için
tek bir ağrıkesiciyi bile oğlundan esirgeyen o güzel insanlar tarafından vatan yapılmıştır. Ve bizim..
Çanakkale savaşını kazandığımız
o tarihi anlardan biri de hiç şüphesiz
Doktor Tarık Nusret’in hakkı olmadığı için öz oğluna ağrı kesici yapmadığı
o an’dır..

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.