Sayın Cumhurbaşkanı; SABIRLA SONUNA KADAR OKUYUNUZ ve lütfen dinleyiniz:Bu söylediklerimden, yazdıklarımdan yine haberiniz olmayacak; Olsa da duyarsız kalacaksınız; Danışmanlarınız, yazımı/yazılarımı didik didik edecekler ve !suç unsuru! yaratacaklar. Sözde, susturacaklar. Ama ben Halkım. Halk, benim. Hangi birimizi susturacaklar? Kulak arkası, göz ardı etmeyiniz.
Ülkenin ‘Yönetim Şekli’ değişti, dediniz. Cezayir’e resmi ziyaret için gittim, ama terör örgütü, benim için, kaçtı, dedi, dediniz. Ne mutlu şehit ailelerine ve yakınlarına dediniz. Mücadele, kıyamete kadar sürecek, dediniz. !?Çözüm süreci?! buzdolabına kaldırılmıştır, dediniz. !?Çözüm süreci?! Adlı evre öncesinde ve esnasında, terör örgütüyle masaya oturduğumuzu iddia edenler müfteridir, dediniz. Madem ülkemin yönetim şekli değişti, sorularımın muhatabı sizsiniz. Yok, ama yanlış anlaşıldım, kastım farklıydı, diyecekseniz, lütfen, sorularımı, geçici Hükümete ve TBMM’ne havale ediniz ve yanıtlanmasını sağlayınız.
1-) Konuşma metinleriniz, önceden danışmanlarınız veya sizin tarafınızdan mı hazırlanmakta ya da irticalen mi konuşma yapmaktasınız? Danışmanlarınız, Ülke iç savaşa sürüklenirken, dış tehditler altındayken, size bu konuşmalarda buna dair somut çözümleri anlatarak Halkın rahat uyumasını sağlamanızı tavsiye etmiyorlar mı? Ülkenin, yönetim şeklinin değişebilmesi için bir savaş, bir darbe ya da meşru bir Anayasa değişikliğinin şart olduğu gerçeğini neden göz ardı etmekteler/etmektesiniz?
2-) 13 yıl ve hatta daha öncesinden itibaren, aynı yola baş koyduğunuz, şimdi ise terör örgütleri listesine soktuğunuz, cemaat ile de bir !‘çözüm sürecine’! ülkeyi sokacak mısınız?
3-) Şimdilerde, terör örgütü dediğiniz pkk terör örgütü ile yeniden !masaya! oturulacak mı? Yoksa gerçekten kökü kurutulacak mı? Bir daha boyun eğip, palazlanmalarına izin/fırsat verilecek mi?
4-) Habur’la başlayan süreç, pkk’nın silah ve yandaş toplamasına, yeni stratejiler için güçlenmesine olanak sağlamıştır. Tonlarca patlayıcı madde ve silah ve mühimmat yurt genelinde depolanmış ve şimdi de kullanılmaktadır. Vatansever asker, polis, hâkim, savcı ve bürokratlar, elleri kolları bağlı, tribünde, !çözüm süreci!ni, dişlerini, yumruklarını sıkarak, izlemek zorunda bırakılmışlardır. Bu görüşlerime siz de iştirak ediyor musunuz? Etmiyorsanız bu konudaki net açıklama ve cevabınız nedir?
5-) Bu saldırıları düzenleyenlerin Kürt Vatandaşlarımızı temsil etmediğini/edemeyeceğini ilan etmek suretiyle, Yurt genelinde HER VATANDAŞIN ANAYASAL HAKLARININ TAM OLARAK TANINDIĞINI, EKSİKLER VARSA GİDERİLECEĞİNİ İLAN EDİP, DERHAL UYGULAMAYA GEÇİRECEK MİSİNİZ?
6-) Bu ülkenin her bir bireyinin, günü zamanı geldiğinde, şahsi menfaatlerinden vazgeçerek, yeter söz benim, diyeceğini; Mala mülke, maddi değerlere değil, vatanın her karış toprağına sahip çıkacağını, tarih defalarca ispatlamamış mıdır? O günün geldiğinin farkında olup, ona göre davranmak gerekmemekte midir? Kurtuluş Savaşından bu güne100 yıl geçmedi. Ne yüzyılı, Kıbrıs Barış Harekâtının üzerinden kaç yıl geçti ki?
7-) Güneydoğu ve Doğu İllerimizde uygulanan sokağa çıkma yasağı ve güvenli bölge uygulamaları; TBMM’inde gündem maddesi olarak görüşülmemeli mi? Ülkenin her yeri, yangın yeri. Çukurova, İstanbul, Denizli, Bursa, … Bu Millet susmalı mı? Ya da daha ne kadar sükûnet içerisinde Devletinin, gereğini yapması için beklemeli? Veya beklerse, çok geç olmuş olmaz mı?
😎 Konuşma metinleriniz, önceden danışmanlarınız veya sizin tarafınızdan mı hazırlanmakta ya da irticalen mi konuşma yapmaktasınız? Danışmanlarınız, Ülke iç savaşa sürüklenirken, dış tehditler altındayken, size bu konuşmalarda buna dair somut çözümleri anlatarak/uygulayarak, Halkın rahat uyumasını sağlamanızı tavsiye etmiyorlar mı? Ülkenin, yönetim şeklinin değişebilmesi için bir savaş, bir darbe ya da meşru bir Anayasa değişikliğinin şart olduğu gerçeğini neden göz ardı etmekteler/etmektesiniz?
9-) SAYIN DANIŞMANLARINIZ, ‘ÜLKENİN YÖNETİM DEĞİŞİKLİĞİNE ‘ DAİR YAPTIĞINIZ AÇIKLAMANIZLA, ANAYASANIN GENEL ESASLARINI AŞAĞIDA BELİRTTİĞİM, HANGİ ESASININ VEYA MADDELERİNİN YÜRÜRLÜKTEN KALKTIĞINI, YERİNE FİİLEN/DE FACTO NELERİN/HANGİ HÜKÜMLERİN GETİRİLDİĞİNİ HALKA AÇIKLAYABİLİRLER Mİ? VE AYRICA ‘ANAYASA SUÇU’KAVRAMI NEDİR? Bunu da yanıtlamaları bu durumda şart olmuştur. Ülkemizin yönetim şekli; 1923 yılından bu yana cumhuriyettir. Yönetim türü ise parlamenter demokrasidir. Bu tür yönetimlerde halk kendi iradesini yansıtan milletvekillerini meclise gönderir. Yasama organı bu milletvekillerinden oluşur.
1982 ANAYASASI – GENEL ESASLAR/ 1982 Anayasası’nın Değiştirilemeyecek Hükümleri/ Madde 1 (Devletin Şekli): Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir. Madde 2 (Cumhuriyetin Nitelikleri): Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, İnsan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, Başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, Demokratik, Laik ve sosyal bir hukuk devletidir.
Madde 3 (Devletin bütünlüğü, resmi dili, bayrağı, milli marşı ve başkenti):
Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanunda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Milli Marşı İstiklal Marşıdır. Başkenti Ankara’dır.
Madde 4 (Değiştirilemeyecek Hükümler): Anayasa’nın 1. maddesindeki devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile 2. maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3. maddesindeki hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.
DEVLETİN TEMEL NİTELİKLERİ
I. CUMHURİYETÇİLİK II. ATATÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNE BAĞLILIK III. LAİKLİK İLKESİ IV. DEMOKRATİK DEVLET İLKESİ V. İNSAN HAKLARINA SAYGILI DEVLET İLKESİ
Bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğarlar. Herkes hiçbir fark gözetilmeksizin bu bildiride belirtilen bütün haklardan ve özgürlüklerden yararlanır. Yaşamak, özgürlük ve kişi güvenliği her bireyin hakkıdır. Kölelik ve köle ticareti yasaktır. Kanun önünde herkes eşittir ve farksız olarak kanunun eşit korumasından yararlanma hakkına sahiptir. Hiç kimse keyfi olarak tutulamaz,alıkonamaz ve sürülemez. Her bireyin bir vatandaşlığa hakkı vardır. Her bireyin fikir, vicdan ve din özgürlüğüne hakkı vardır. Her kişi, doğrudan doğruya veya serbestçe seçilmiş temsilciler vasıtasıyla memleketinin kamu işleri yönetimine katılma hakkına sahiptir. Her kişi, memleketinin kamu hizmetlerinden eşitlikle faydalanmak hakkına sahiptir. Herkesin, hiçbir fark gözetilmeksizin eşit çalışma karşılığında eşit ücrete hakkı vardır.
VI. HUKUK DEVLETİ VII. SOSYAL DEVLET VIII. EŞİTLİK Egemenlik (Madde 6) Yasama Yetkisi (Madde 7) Yürütme Yetkisi ve Görevi (Madde 8) Yargı Yetkisi (Madde 9) Yargı yetkisi, Türk milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır. Kanun Önünde Eşitlik (Madde 10) Anayasanın Bağlayıcılığı ve Üstünlüğü (Madde11)
BÖLGESEL
11 Mart 2026BÖLGESEL
11 Mart 2026BÖLGESEL
11 Mart 2026BÖLGESEL
11 Mart 2026BÖLGESEL
11 Mart 2026GENEL
11 Mart 2026BÖLGESEL
11 Mart 2026
2
Sadece Dürüst Desinler Yeter
85042 kez okundu
3
OĞLUM KAYIP BULUN DEDİ,GERÇEK FARKLI ÇIKTI.
37442 kez okundu
4
Aracını ilana koyacak olan herkesi ilgilendiriyor: İkinci el araç satışında yeni dönem!
11786 kez okundu
5
Tarsus’ta öldürülen Merve Bayer için Yenice’de yürüyüş düzenledi.
10699 kez okundu