DOLAR 32,2932 -0.09%
EURO 35,0813 0.78%
ALTIN 2.423,500,70
BITCOIN 22524154,61%
Mersin
28°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

X

DOKTOR HALUK BOZDOĞAN REÇETEYİ YAZDI?

ABONE OL
31 Aralık 2014 14:32
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Chp Tarsus Belediye Başkan Adayı Dr.Haluk Bozdoğan yakın zamanda gazeteci Okan Çalışkan’ın tarafına yönlendirdiği sorulara cevaben yaptığı açıklamada, önemli sözler kullandı.

Dr.Haluk Bozdoğan yaptığı açıklamada hedef gösterilmeye çalışıldığını ifade etti.

Bozdoğan yaptığı açıklamada…

 

BASIN ETİĞİNİ HEPİMİZ BİLİRİZ.!

Basın Ahlak ve Etiğinde; şahısların şeref ve haysiyetlerine karşı haksız yayın yapılmayacağını, haberlerin doğruluğuna emin olunmadan yazılmayacağını, gerçeklerin doğru ve net olarak yazılması gerektiğini hepimiz biliriz.

“SON NOKTA” Gazetesi röportajımda seçim döneminde kaşı tarafların CHP Meclis Üyeleri Arap, Kürt, Alevi diye propaganda yapmaları üzerine bir soruya kişilerin etnik yapı ya da inançları ile değil hırsızlık, sahtekarlık, yolsuzluk ve dolandırıcılık üzerine değerlendirme yaparak “Ahlaksızlık nasıl ahlaksızlıksa, kabul edilemezse elbette yolsuzlukta, hırsızlıkta, etiksizlikte kabul edilemez ahlaksızlığın çeşitleridir.” diyerek Meclis Üyelerinde olması gereken duruşu anlatmış, kendi meclis üyelerinde bu duruşa sahip olmayan kişilerden bahsetmiştim. Şahıs hakkında ceza dosyası açıldığında, mahkemeler Kamu Tanığı olarak dinlenmemi istediğinde bu göreve hazır olduğumu da belirtmiştim.

 

GAZETECİ NE ZAMANDAN BERİ SAVCI EDASIYLA YAŞAM SÜRÜYOR?

O KADAR CESURSAN O İSMİ NEDEN YAZMIYOR VE BENİM ÜZERİMDEN NEMALANIYORSUN?

Gazeteci Okan Çalışkan’ın, bir savcı edasıyla suçluyu ortaya çıkarma mücadelesi mi!!! Yoksa kendisine “adledilen görevi” ifa etme kaygısıyla beni itibarsızlaştırma niyeti mi!! Bilinmez ama iddia edilen şahsı bizzat kendisi de bilmesine rağmen benim kamuoyunda bu şahsı deşifre etmem için gerek gazetesinde gerek facebook sayfasında tarafıma yönelik haksız tahriklerle ve itibarsızlaştırmaya yönelik sözleriyle baskı kurmaya çalıştı.

Sayın Okan Çalışkan; Söz konusu şahsın ismini kendi gazetenizde zikretme cesaretsizliğinizin farkındayım!

24.12.2014 tarihli yazınızda gerçekleri saptırarak halka yanlış bilgi verdiğinizi açıklama gereği duydum.

-Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/9813 sayılı dosyasının 23.09.2014 tarihli ifadenizde “..Tüm belediye meclis üyelerini töhmet altında bırakan Sayın Haluk Bozdoğan’ın savcılığınıza müracaatının sağlanarak bu şahsın kim olduğunun sorulması, bir kişiye yönelik eylemi yada olaya ilişkin varsa belgeleri de göz önüne alınarak şayet dolandırıcı birisi varsa bu şahıs hakkında gereğinin yapılması yok ise de konu ile ilgili olarak iddiada bulunan kişi hakkında yasal işlemin yapılmasını” talep etmişsiniz.

İfade tutanağına lise ve ya dengi meslek okulu mezunu tahsil durumu yazdırıp, defalarca Can’cı, Kocamaz’cı, Ocak’cı, Yerli, Dışarıdan diye ayırdığın meclis üyeleri için “tanıdığım ve dürüstlüğüne inandığım meclis üyelerinin töhmet altında bırakılmasını kabul edemedim” diyerek şikayette bulunmuşsunuz…

Sayın Çalışkan bir suça veya suçluya ilişkin soruşturma ve kovuşturma aşamasında hukuki sürecin sizin ifade tarzınızla başlamayacağını bizzat bildiğinizi tahmin ediyorum. Çünkü ifadeniz üzerine öncelikle tanık olarak dinleneceğimi hatta suça konu bir işlemin olmamasıyla dosyanın kapanacağını bilmenize rağmen bu eylemlere niçin giriştiğinizi anlamak işten bile değil !!!

Okan Bey siz Gazetecisiniz.. Size tavsiyem; amiyane tabirle, siz kimsenin ne savcısı olun ne de avukatı… Biliniz ki; Türk CEZA Kanununda suçu ihbar etme yükümlülüğü özel hükümlere bağlanmış, suçu yetkili mercilere şikayet etme hakkı ise ancak mağdur ve suçtan zarar görenlere tanınmıştır.

Bu bağlamda Sayın Okan Çalışkan, benim suçu, suçluyu ihbar etme yükümlülüğüm olmadığı gibi şikayet hakkım da bulunmamaktadır.
Şayet söz konusu şahsa ilişkin bir soruşturma, kovuşturma başlatılmış olursa, dosya savcısı veya hakimi olayla ilgili benim kamu tanığı olarak celbime karar verdiği takdirde konuya ilişkin bilgi ve belgeleri iletmekle yükümlü olduğumu bilir ve bu görevi seve seve yaparım.

Bu açıklamalar çerçevesinde Sayın Okan Çalışkan sizin savcılığa başvurunuzun işlemsiz kalacağı belliydi. Sizin başvuru dosyanızda benim kamu tanıklığım mevzu bahis olmayacağını kestirmiş olduğunuzu biliyorum. Fakat bu olayı benim bir şeylerden kaçtığımı ifade ederek beni itibarsızlaştırmaya çalışmanız, halka hukuki süreci yanlış lanse etmeniz basın ahlakı açısından düşündürücüdür.

Daha önce kaleme aldığım ve internette de yayınladığım, bir çok gazetenin köşe yazısı olarak yer verdiği “Tarsus ve Basın”, “Yerel Basın ve Ulusal Basın” makalelerimde o zamanlar! sizin de kabul ettiğiniz basın ahlakı ve gazetecilerin tarafsız duruşunun değeri gibi ilkeler nedense şu anda gözünüzden kaçıyor.

Sol değerlere sahip bir insan olarak, halkıma yalan söylemem. Halk adamıyım, üreten, çalışan, fikir adamıyım. Durmadan kitap okuyan, yargılayan, yorum yapan insanım.

Basın olarak korkmayın yazın!

Adana ASKİ Basket takımının hikayesini yazın. Kamu malı olan yarenlikteki çay bahçelerinin hikayesini yazın. Kaymakamlık tahliye davasını, Milli Emlak Şefliği, kaymakamlık ve belediye başkanlığının bu yerleri nasıl ihale yaptığını, %70-%30 kuralına uyulup uyulmadığının akıbetini yazın.

Üniversitenin (Tıp fakültesi de bulunan) Tarsus’ta olması, işsizlik için çalıştayların oluşturulması gerektiğini yazın.

Etnik yapı değil sınıf mücadelesi olması gerektiğini yazın. Rant ve sermaye ya da güç için değil halkın kazanması için gerçekleri yazın. Kendini şehir dışındayken doktor arkadaşlarına hasta kontrolü ve muayenesi yaptıranları yazın.

4 savcının görevden alınmasını yazın, bir Tıp merkezinin en yüksek hissesine sahip adam gibi adamın dava açıp “3. Kat ruhsatsız yıkılsın” demesini ama davayı kazanınca kurum yerini kiraya veren belediyenin ruhsat verme karşılığı ne yaptırdığını yazın.

10 bin yıllık kent Tarsus’un 25 yılda nasıl karanlığa gömüldüğünü yazın. Sosyal hayatın akşam 18’de nasıl bittiğini, esnafın nasıl kan ağladığını yazın. Elektriğin ilk üretildiği aydınlığın kenti Tarsus’un karanlıktan nasıl kurtulacağını yazın…

Tarsus’ta ki felsefe okullarını yazın. Belediyenin yaptırdığı otelin kiralanıp satılacağını, taşınmazların satışını, Kent Kart ve sosyal market projelerinin sadece basit sosyal market projesine dönüştürülerek nasıl yozlaştırıldığını yazın. 25 yıllık TİY hikayesini yazın. Yeni mahalle ve Yeşil mahalle kentsel dönüşümü yazın.
CHP’li olup, vekillik bakanlık yapanların seçimlerde MHP’ye nasıl çalıştığını yazın…

Mersin Gazeteciler Cemiyeti Başkanı seçilmek için CHP’li gazetecileri tek tek arayıp destek isteyenleri yazın…
Seçim döneminde çamur at izi kalsın mantığı ile mahkeme sonucu beklemeden nasıl suçlu ilan edildiğimi ama mahkeme sonucu açıklandığında kimsenin “Evet adamı haksız yere suçladık!” demediğini yazın…

Dürüst olun… dürüst yazılar yazın. Ama buna yüreğiniz yetmez… Korkarsınız abilerinizden!

Adam gibi adama, dürüst ve ahlaktan ödün vermeyen insanlara “Özür Dile” yazmanızın mantığını hala çözebilmiş değilim!

Yazınızın ikinci kısmında benimle konuşmadığınız halde konuşmuş gibi yansıtıp söylemlerimi çarpıtmanızı da ayrıca esefle kınıyorum…

Bir şemsiye tamircisi, yazmış olduğu şiirleri incelemesi için Shakespeare’e gönderdiğinde, ünlü yazarın cevabı şu olmuştur: “Dostum; siz şemsiye yapın, hep şemsiye yapın, sadece şemsiye yapın…”

Diyeceğim odur ki Okan Dostum; siz hukuki süreçlerle uğraşmak yerine, siz tarafgir gazeteci olun, hep tarafgir gazeteci olun, sadece tarafgir gazeteci olun…
Dr. Haluk BOZDOĞAN

 

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.